Ana içeriğe atla

Ocak Müzik Listem

Düşün..düşün..düşün.. Düşünmekten sıkıldım ve müzik dinlemeye karar verdim. Sonra kendi İlk10 listemi hazırlıyım dedim. Sonra da bu listemi paylaşıyım dedim. Müzik ruhun gıdasıdır lafını sakın yabana atmayın..

Ocak Ayı En Çok Dinlediklerim 
  1. Olsun - Halil Sezai
  2. Oflaya oflaya - Burcu Güneş
  3. Anason - Zakkum
  4. Boş Bardak - Fettah Can
  5. Pembe Mezarlık - Model
  6. Sensiz Olmaz ki - Mustafa Ceceli
  7. Bana Dokunma - Çağrı
  8. Havaalanı - Hande Yener
  9. Hep Yaşın 19 - MFÖ
10. Acıyor - Göksel

Cem Adrian dışında severek dinlediğim ve takip ettiğim özel bir sanatçı olmamasına karşın, çeşitli sanatçıların dinlediğim şarkıları bu listedikler. Popüler kültüre de pek takılmadığım için, kendi en çok dinlediklerimi yazdım bende :)
Bu aralar bu  parçaya takmış durumdayım. Halil Sezai denen şahsı yolda görsem tanımam, çünkü klip kültürüm pek yok. Radyo dinlerken rastladığım parçasına vurulmuş durumdayım.. Dinleyelim :)

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anneyle Pazar

Bu sıcak İstanbul cumartesisinin öğleden sonrasında, annemle incirlideki cumartesi pazarına gidelim dedik. Aslında annem dedi, bende onu yalnız göndermemek için ona eşlik ettim. Annem alması gerekenleri aldı, bense sadece hava adım :) Pazar güzeldi, fiyatlar da güzeldi, alışveriş hepsinden güzeldi. Makinamı taşımaya üşendiğim için, cep telefonumla birkaç kare çektim. Akşam geldiğimde Zeroş hastalandı. Midesini üşütmüş sanırım. Evde bi telaş, bi telaş.. Ayağına sıcak su torbası ve birazda nane-limon ile rahatladı. Ha tabi kusması da rahatlamasına yardımcı oldu. Dolaptan soğuk su içerse olacağı buydu elbet. Birkaç gün diyetteyiz sonuç olarak. Soğuk ve abur-cubur yok :)

Bayram 2.gün gezisi

Bayramın 2.günü kahvaltıya eşimin kuzeni olan ablamıza gidecektik, o da hadi kahvaltıya Küçük Çamlıca da buluşalım dedi. Bizde sabah 9 da atlayıp motora gittik oraya. Saat 10 gibi ordadık ve 3 e kadar da kaldık. Gezdik, çay içtik, dinlendik. Yani parkın boş olmasının keyfini çıkardık :) Sonra yine bir arkadas ziyareti (üsküdar da ) ve eve dönerken de canım arkadasım Beyhan'ın evine bir ziyaret. Eve dönüp misafir ağırlama ve sonunda yorgunluktan ölerek uykuya dalmaaa :) Ablaların gelmesini beklerken eşimin vizöründen bennn..  Kavaltı ve çaaay Parktan bir kaç kare.. Görümcem ve kızım da konu mankenlerim oldu :)  Köprüden bakış Bu  da Beyhanımın sofrası :) Sonuç : Karnımız bugünde doydu :))

ANNELİK

ŞU AN BURADA OLUP, KÜÇÜK BİR NEFES ALIP YENİDEN DÖNSEM KEŞMEKEŞE... Evet anne olmayı ben seçtim. Ama onlar-çocuklarım- dünyaya gelmeyi seçmediler. Ve her defasında bunu bana karşı kullanıyor olmaları beni çok yoruyor. Sanki kalbime bıçak saplanıyor. Alt tarafı kızımdan 1 fincan kahve istedim. Ve şaka bile olsa, o cümleyi haketmedim. Ben anneme bir defa "beni doğurmasaydın" demedim. "ben gelmek istemedim, beni sen dünyaya getirdin, bakmak zorundasın" demedim, demem. Peki bu cümleler bana neden söyleniyor? Önce oğlum, şimdi kızım. Ve ben dünden beri ara ara ağlıyor, mide ağrısı yaşıyor ve yaşama sevincimi kaybediyorum.