Ana içeriğe atla

Alışveriş esintisi

Geçenlerde kardeşimle IKEA ya gittik. Gezmekten çok zevk aldığım ve gittikçe de birşeyler almadan çıkamadığım güzel mekan :) Yine ufak tefek bikaç parça bişey aldım.

 Şu IKEA iyiki var. Gerçi fiyat bakımından biraz tuzlu olsada bazı şeyler, yine de her cebe uygun eşya bulmak da mümkün. Aldığım ufaklıkları paylaşıcam ama siteden indirdim fotoları.

Yakın zamanda (iyileşince umarım) kendi objektifimden de paylaşmayı isterim. İdareten fotolar...
Çocukların ranzası için aldım bu cibinliği. Tabi kızımın yoğun baskısıyla. Monte edince güzelde oldu..

Aldığım iki vazo kitaplığım içindi.. Çok da güzel oldu bence :)

 Bu saksıyı da çiçek meraklısı oğluma aldım. Henüz içi boş gerçi :) Ama eminim ki yakında dolacak.
     
Bir tane de kaktüs aldık kızıma. Ama şükür ki fazla dikenli birşey değil.

Bu kutuları seviyorum. Benim kitaplığa çok yakıştı. Dökümanları çok güzel toparladı.

Mumluklar.. Sadece 2 tane aldım denemek için. Ve çok beğendim. Şimdi farkettim ki aldığım herşeyi kitaplığa koymuşum :) Annem geldiğinde yine kızacak bana ;)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anneler Günü

Bu güne dair aklıma pek çok şey geliyor. Gelgitler yaşıyorum yine, düşüncelerim arasında. Zaten beni ben yapan da hızlı ve aynı anda çok şey düşünmek değil mi? Ben buna "düşünce ishali" de diyorum. Yersiz ve zamansız, bir anda geliyor ve geçiyor. Bazen de geçmiyor, uzunca bir süre devam ediyor. Anneler gününü kendi çocuklarım hariç, tanıdıklarım, öğrencilerim, veliler, arkadaşlarım ve sosyal çevremden insanlar kutladılar. Ama kendi doğurduklarımdan ses yok. Evet, bu günü kendileri belki önemsemiyorlardır, ama benim önem verdiğimi bildiklerinden, yapmacık da olsa insan bir öpücük olsun bekliyor. Dünya da bu kadar acı varken bir günün önemi varmı? Ama gündelik hayatımıza acılar içinde devam ediyorsak, şatafatlı olmayan, bir öpücükle dahi kutlanabilen bu günde hatırlanmak istiyor insan... Henüz bu günün bitmesine 4 saat daha var. Eve gittiğimde neler olacak, göreceğiz bakalım. Bana gelince... Tanıdığım herkese küçük küçük hediyeler alasım, herkesi mutlu edesim, onların mutl...

ANNELİK

ŞU AN BURADA OLUP, KÜÇÜK BİR NEFES ALIP YENİDEN DÖNSEM KEŞMEKEŞE... Evet anne olmayı ben seçtim. Ama onlar-çocuklarım- dünyaya gelmeyi seçmediler. Ve her defasında bunu bana karşı kullanıyor olmaları beni çok yoruyor. Sanki kalbime bıçak saplanıyor. Alt tarafı kızımdan 1 fincan kahve istedim. Ve şaka bile olsa, o cümleyi haketmedim. Ben anneme bir defa "beni doğurmasaydın" demedim. "ben gelmek istemedim, beni sen dünyaya getirdin, bakmak zorundasın" demedim, demem. Peki bu cümleler bana neden söyleniyor? Önce oğlum, şimdi kızım. Ve ben dünden beri ara ara ağlıyor, mide ağrısı yaşıyor ve yaşama sevincimi kaybediyorum.

Fakirim...

Kimseye söyleyecek lafım yok. Sözlerim sadece kendime... Hayat sadece giyinmek, yemek, ev süslemek mi? İnsanlar bu kadar zenginleştiler mi? Biz bu kadar zenginleştik mi? Cebimizdeki son paraya gidip kıyafet ya da evimize eşya alıyoruz. Neden ?? Fakir evlerde var bu ülkede.. Fakir insanlar..Fakir çocuklar... Onların hüzünlü gözleri var.. Ama çocuklar işte.. Kötü düşüncelerden uzak.. Saf.. Sevgi dolu.. Havadaki yağmur kokusundan olsa gerek, melankolik oluşum.. İçimde hüzün.. Aklımda düşünceler... Kimi görsem üzgün, "ne derdi var acaba" diyorum hemen.. Kötü düşünemiyorum kimse için.. Sol yanım tutuyor bazen, düzene karsı çıkasım geliyor.  Sakin ol diyor kalbime huzur veren bir ses... Sen benim kulumsun... Onlar marka giymiyor.. Bizim ergenler gibi "ordan alalım, burdan alalım" demiyorlar. "bu pantalondan arkadaşımda da var, ben bunu giymem" demiyorlar.. "Üşümeyelim, hasta oluruz, okula gidemeyiz" der onlar.. Kim demişse ne güzel d...